GO Terimleri   |   Murphy'nin GO Yasaları   |   GO ve Felsefe   |   GO ve '3 Oyun'   |   GO Tahtası   |   Şibumi   |   Spiral

GO Oynama Adabı   |   GO, Zeka ve Çocuklar   |   GO'da Nasıl Daha İyi Olabilirsiniz?   |   GO Şiirleri   |   Anasayfa

"GO" Sorunsalı ve Kaotik Çözüm Arayışları 

 

Go, Zeka ve Çocuklar

 

Oyunların eğitimdeki ve çocukların zeka gelişimindeki yeri daha yeni yeni anlaşılmaya başlanmıştır. Batı'da yapılan araştırmalar göstermiştir ki çocukların satranç oynaması sadece beynin gelişmesinde değil sosyal yönlerinin ve okuldaki başarılarının da gelişmesini sağlıyor. Ancak Batı'da yapılan bu tür araştırmalarda go oyunu dikkate alınmamıştır.

 

Go neden bir gencin eğitimine olumlu bir katkıdır? Kimi Japon psikologlar go oynayan çocuklar üstünde birçok deney gerçekleştirmişlerdir. Sonuç olarak     go'nun bir çocuğun doğuştan gelen kabiliyetlerini en iyi geliştiren yol olduğuna karar verilmiştir. Bir araştırmaya göre go'nun stratejisi tüm tahtaya yayılmakta; yani tahtanın bir yerinde olanlar bütün tahtaya yansımaktadır. Buna karşın çocuğun dünyaya bakışı dardır ve go öğrendikçe dünyaya daha geniş bakar.

 

 

 

Çocuklar ne kadar erken başlarsa sonuçlar da o kadar iyidir. Dört beş yaşlarında başlatmak idealdir. Bu yaşlarda bir çocuğun beyninin sadece % 65-70'i gelişmiştir, yani go, 4-5 yaşlarında düşünmeyi öğretmek için en iyi yaştır. Bundan da öte çocuk go oynamayı sever çünkü oyunun kendisi eğlencelidir.

 

Go oyununun çocuğa vereceği en önemli becerilerden biri çocuğun yoğunlaşabilmesidir (konsantrasyon). Çocuklar oyuna yoğunlaşıyorlar çünkü oynamaktan zevk alıyorlar. Oynarken akıllarında çeşitli olasılıkların tahtada nasıl gözükeceği, bunları akılda tutarak ve bunların doğuracağı sonuçları çözümleyerek bir sonuca ulaşabilecekleri şekilleniyor. Bu işlem sırasında çocuklar zekalarını sonuna kadar kullanırlar. Çocukların zekalarını bu kadar çok kullanırken eğlenecekleri başka birşey bulmak epey zordur. Yoğunlaşmak öğrenilen birşeydir. İnsanlar sevdikleri işleri yaparken yoğunlaşmayı öğrenirler. Ancak iki çeşit, etkin ve edilgen yoğunlaşma vardır. Bir çocuk sevdiği bir televizyon programına da yoğunlaşabilir ancak bu edilgen olanıdır. Go oynarken zekayı sonuna kadar kullanmak gerekmektedir. Go oynayan bir çocuğu görürseniz eğer gözleri tahtaya yapışmış gibidir ve başka hiçbirşey dikkatini çekemez. Sonuç olarak go oynayarak geliştirilen yoğunlaşma kabiliyetini hayatın başka alanlarına da taşınayabilir.

 

Herhalde bu nedenden dolayı da Tokyo Uni. (Japonya'nın Harvard'ı) gibi Japonya'daki iyi üniversitelere girenler, büyük şirketlerin yöneticileri iyi birer go oyuncusudurlar.

 

Go'nun en önemli özelliği oynanırken hem hisleri hem de analitik kabiliyetleri ortaya koyma gerekliliğidir. Oyunun başlarında o kadar çok seçenek vardır ki hiç kimse kesinlikle hangi hamlenin bir başka seçenekten daha iyi olduğunu söyleyemez. Tabii ki kimi stratejik kararların alınması ve o doğrultuda oynanması gerekmektedir ancak gene de profesyonel oyuncular bile hisleri doğrultusunda oynarlar. Ancak oyun ilerledikçe analitik kabiliyetler daha da öne çıkar ve oyun sonunda en önemli etken olur. Analitik kabiliyetlerin kullanılması açısından go ile satrancı eşit görebiliriz ancak kişinin yaratıcılığını kullanması açısından bakınca satranç bu boyutta kendini gösteremez. Burada belirtmek gerekebilir, hala bilgisayarlar orta halli bir go oyuncusu gibi oynayamazlar. Bu konu birçok bilgisayarcı, yapay zeka konusunda çalışan araştırmacılar ve go oyuncuları için iyi bir araştırma konusudur. Örneğin Taiwan'lı bir işadamı 1.dan (amatör) seviyesinde bir program geliştirebilene 1 milyon amerikan doları vaadediyor (gerçi bu işadamı 1997'de ölmüş ama ödül bu senenin (2000) sonuna kadar geçerliliğini koruyor).

 

Beyin ile ilgili kimi bilgileri açıklamakta fayda var. İnsan beyni sağ ve sol yarıkürelerden oluşur. Genelde sağ elini kullananlarda sol yarıküre daha baskındır.  Mantık ve dil kabiliyetleri bu yarıküre tarafından kontrol edilir. Solaklarda ise sağ yarıküre baskındır. Daha sezgisel yetenekler; müzik, karışık şekillerin tanınması gibi yetenekler beyinin sağ tarafından denetlenir.

 

İnme olduğunda beyinin bir tarafı zarar görür. Eğer bir go oyuncusuna gelen inme beynin sağ yarıküresine zarar verirse oyun açılışında büyük bir düşüş yaşar, ancak oyun ortası ve oyun sonu gene eskisi gibi kuvvetlidir. Eğer inme beynin sol tarafına zarar verirse, oyuncunun oyun açılışı eskisi gibiyken oyun ortası ve sonu eskisi gibi kuvvetli olamayacaktır. Genelde inmelerden sonra kişinin kendini toparlaması epey zordur. Ancak solakların konuşma kabiliyetlerini toparlamaları zor değildir. Şaşırtıcı bir şekilde 4-5 yaşlarından beri go oynayanlarda inme sonrasında, sağ ellerini kullanıyor olsalar bile konuşma kabiliyetlerini kolayca toparladıkları gözlemlenmiştir.

 

Beynin tek tarafını kullanmak verimsizdir. Ancak go oynamak beynin her iki yarısını da kullanmaya zorlayaraktan hem mantık hem de yaratıcı taraf geliştirilmiş olur.

 

Cho Chikun -Kisei, Meijin ve Honinbo ünvanlarının sahibi, Go a Complete Introduction of the Game, 1997 Tokyo,

 

Kiseido Publishing.
            Mick's Computer Go Page, Bilgisayarlar ve go.